miyom nedir, hangi durumlarda tedavi gerekir

Miyom, rahmin kas dokusundan gelişen ve çoğunlukla iyi huylu olan oluşumlara verilen isimdir. Tıp literatüründe uterin miyom veya leiomyom olarak da adlandırılan bu oluşumlar, özellikle üreme çağındaki kadınlarda görülebilir. Miyomların boyutu, sayısı ve rahim içerisindeki yerleşimi kişiden kişiye değişebilir. Bazı miyomlar herhangi bir belirtiye neden olmadan uzun yıllar boyunca fark edilmeden kalabilirken bazıları yoğun adet kanaması, kasık ağrısı, pelvik bölgede baskı ve idrar sorunları gibi şikâyetlere yol açabilir.

Miyom saptanan her kişinin tedavi edilmesi gerekmez. Tedavi kararı yalnızca miyomun büyüklüğüne bakılarak değil; belirtilerin şiddeti, miyomun konumu, kişinin yaşı, gebelik planı ve genel sağlık durumu birlikte değerlendirilerek verilir. Bu nedenle miyom şüphesi bulunan veya rutin muayenesinde miyom tespit edilen kişiler, İzmir’de Kadın Doğum Doktorları tarafından yapılacak değerlendirmelerde olduğu gibi kişisel sağlık öyküsü ve görüntüleme bulguları doğrultusunda takip edilebilir.

Miyom Nedir?

Miyomlar, rahmin düz kas ve bağ dokusundan kaynaklanan iyi huylu kitlelerdir. Tek bir miyom bulunabileceği gibi aynı kişide farklı büyüklüklerde birden fazla miyom da gelişebilir. Milimetrik boyutlarda kalan miyomların yanında rahmin şeklini değiştirebilecek kadar büyüyen miyomlarla da karşılaşılabilir.

Miyomların büyük çoğunluğu kanser değildir. Ancak rahimde saptanan her kitlenin doğrudan miyom olarak değerlendirilmesi doğru değildir. Özellikle hızlı büyüme, menopoz sonrasında yeni ortaya çıkan kitle veya alışılmadık belirtiler söz konusu olduğunda kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından ayrıntılı değerlendirme yapılması önemlidir.

Miyom Çeşitleri Nelerdir?

Miyomlar genellikle rahimde bulundukları bölgeye göre sınıflandırılır. Miyomun yerleşimi, ortaya çıkan belirtilerin türünü ve uygulanabilecek tedavi yöntemlerini etkileyebilir.

  • İntramural Miyom: Rahmin kas tabakasının içerisinde gelişen miyomlardır. En sık görülen türlerden biridir. Boyutları arttığında rahmin büyümesine, adet kanamasının artmasına veya pelvik bölgede baskı hissine neden olabilir.
  • Submukozal Miyom: Rahmin iç boşluğuna doğru büyüyen miyomlardır. Küçük boyutta olsalar bile rahim iç yüzeyini etkiledikleri için yoğun veya düzensiz adet kanamasına yol açabilirler. Bazı durumlarda gebelik planı açısından da değerlendirilmesi gerekebilir.
  • Subserozal Miyom: Rahmin dış yüzeyine doğru gelişir. Büyük boyutlara ulaştığında mesane veya bağırsak gibi çevrede bulunan organlara baskı yapabilir. Buna bağlı olarak sık idrara çıkma, kabızlık veya karın bölgesinde dolgunluk hissi görülebilir.
  • Saplı Miyom: Bazı miyomlar rahme ince bir doku bağlantısıyla tutunabilir. Bunlara saplı veya pedinküllü miyom adı verilir. Rahmin iç veya dış tarafında gelişebilirler.

Miyom Belirtileri Nelerdir?

Miyomu bulunan birçok kişide herhangi bir şikâyet görülmeyebilir. Belirti ortaya çıktığında ise şikâyetin türü genellikle miyomun boyutu, sayısı ve konumuyla ilişkilidir.

En sık karşılaşılan miyom belirtileri arasında şunlar bulunabilir:

  • Adet kanamasının normalden yoğun olması,
  • Adet süresinin uzaması,
  • Adet dönemlerinin ağrılı geçmesi,
  • Kasık ve pelvik bölgede ağrı veya baskı hissi,
  • Karın bölgesinde şişkinlik veya büyüme hissi,
  • Sık idrara çıkma,
  • Mesaneyi tamamen boşaltmakta güçlük,
  • Kabızlık veya bağırsak hareketlerinde değişiklik,
  • Cinsel ilişki sırasında ağrı veya rahatsızlık,
  • Bel veya alt karın bölgesinde ağrı,
  • Yoğun kanamaya bağlı kansızlık, halsizlik ve yorgunluk.

Bu belirtilerin tamamı yalnızca miyom nedeniyle ortaya çıkmaz. Adenomyozis, endometriozis, yumurtalık kistleri ve çeşitli hormonal sorunlar da benzer yakınmalara neden olabilir. Bu nedenle belirtilerin nedeninin muayene ve gerekli tetkiklerle belirlenmesi gerekir.

Miyom Neden Olur?

Miyomların neden geliştiği tam olarak bilinmemektedir. Ancak genetik özelliklerin ve hormonal faktörlerin miyomların gelişimi üzerinde etkili olabileceği düşünülmektedir. Özellikle östrojen ve progesteron gibi hormonların miyom dokusunun büyümesiyle ilişkili olduğu bilinmektedir. Ailede miyom öyküsünün bulunması da kişide miyom görülme olasılığını etkileyebilir. Bununla birlikte miyom oluşumunu tek bir nedene bağlamak doğru değildir. Her hastanın klinik özellikleri farklıdır.

Miyom Nasıl Teşhis Edilir?

Miyomlar bazen herhangi bir belirti bulunmadan rutin jinekolojik muayene veya ultrason sırasında tesadüfen tespit edilir. Şikâyeti bulunan kişilerde ise öncelikle belirtiler ve tıbbi öykü değerlendirilir. Ultrasonografi, miyomların değerlendirilmesinde en sık kullanılan görüntüleme yöntemlerinden biridir. Ultrason ile miyomların sayısı, yaklaşık büyüklüğü ve rahimdeki yerleşimi değerlendirilebilir. Gerekli görülen durumlarda manyetik rezonans görüntüleme (MR), histeroskopi veya farklı tetkiklerden de yararlanılabilir. Özellikle cerrahi tedavi planlanan, çok sayıda miyomu bulunan veya rahim iç boşluğunun ayrıntılı değerlendirilmesi gereken kişilerde ek incelemeler gündeme gelebilir.

Her Miyom Tedavi Edilmeli mi?

Hayır. Her miyom tedavi gerektirmez. Herhangi bir belirtiye yol açmayan, kişinin yaşam kalitesini etkilemeyen ve yapılan kontrollerde önemli bir değişiklik göstermeyen miyomlar yalnızca takip edilebilir. Düzenli takip sırasında miyomun büyüklüğü, kişinin şikâyetleri ve klinik bulgular değerlendirilir. Kontrollerin hangi sıklıkta yapılacağı ise herkes için aynı değildir ve kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından kişisel duruma göre belirlenir.

Miyom Hangi Durumlarda Tedavi Gerektirir?

Miyom tedavisine karar verirken yalnızca miyomun kaç santimetre olduğu dikkate alınmaz. Tedavi gereksinimini belirleyen asıl noktalardan biri, miyomun kişinin günlük yaşamı ve sağlığı üzerindeki etkisidir.

Aşağıdaki durumlarda tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesi gerekebilir:

  • Adet kanamasının belirgin derecede artması,
  • Yoğun kanamaya bağlı demir eksikliği veya kansızlık gelişmesi,
  • Pelvik ağrının günlük yaşamı etkilemesi,
  • Miyomun mesane veya bağırsak üzerinde baskı oluşturması,
  • Sık idrara çıkma veya idrar yapmada güçlük yaşanması,
  • Miyomun rahim boşluğunun yapısını belirgin biçimde değiştirmesi,
  • Gebelik planı açısından değerlendirilmesi gereken bir konumda bulunması,
  • Şikâyetlerin zaman içerisinde belirgin biçimde artması.

Tedavi kararı kişiselleştirilmelidir. Aynı büyüklükteki iki miyom, rahimde farklı noktalarda bulunuyorsa tamamen farklı belirtilere ve farklı tedavi gereksinimlerine yol açabilir.

Miyom Tedavisi Nasıl Yapılır?

Miyom tedavisinde tek bir standart yöntem bulunmaz. Uygulanabilecek yaklaşım; kişinin belirtileri, yaşı, miyomun büyüklüğü ve konumu, çocuk sahibi olma isteği ve diğer sağlık özellikleri dikkate alınarak belirlenir.

  • Takip: Belirti oluşturmayan veya hafif şikâyetlere neden olan miyomlarda düzenli takip yeterli olabilir. Bu süreçte belirtilerde değişiklik olup olmadığı ve gerekli görülürse miyomların boyutları değerlendirilir.
  • İlaç Tedavileri: İlaç tedavileri özellikle yoğun adet kanaması veya ağrı gibi belirtilerin kontrol altına alınmasında kullanılabilir. Bazı hormonal tedaviler kanamanın azalmasına yardımcı olabilirken bazı ilaçlar belirli sürelerle miyom boyutunda küçülme sağlayabilir. Ancak ilaç seçimi herkes için aynı değildir ve kişisel değerlendirme gerektirir.
  • Miyomektomi: Miyomektomi, rahim korunarak yalnızca miyomların cerrahi olarak çıkarılması işlemidir. Özellikle rahmin korunmasının önemli olduğu durumlarda değerlendirilebilir. Cerrahinin yöntemi miyomların sayısına, büyüklüğüne ve yerleşimine göre değişebilir. Histeroskopik, laparoskopik veya açık cerrahi yöntemler kullanılabilir.
  • Uterin Arter Embolizasyonu: Uterin arter embolizasyonunda miyomu besleyen damarlardaki kan akımının azaltılması amaçlanır. Kanlanması azalan miyom zaman içerisinde küçülebilir. Bu yöntemin uygunluğu, özellikle gelecekte gebelik planı bulunan kişilerde bireysel olarak değerlendirilmelidir.
  • Radyofrekans Ablasyon ve Diğer Yöntemler: Uygun hastalarda miyom dokusunu küçültmeye yönelik radyofrekans ablasyon gibi minimal invaziv yöntemler de kullanılabilir. Hangi yöntemin uygulanabileceği miyomların özelliklerine ve kişinin gebelik planına göre değişir.
  • Histerektomi: Histerektomi rahmin cerrahi olarak alınmasıdır. Diğer tedavilerin uygun olmadığı veya yeterli sonuç sağlamadığı bazı durumlarda değerlendirilebilir. Rahim alındıktan sonra gebelik mümkün olmadığından bu seçeneğin kişinin beklentileri ve sağlık durumu doğrultusunda ayrıntılı olarak değerlendirilmesi gerekir.

Miyom Gebeliğe Engel Olur mu?

Her miyom gebeliğe engel değildir. Miyomların doğurganlık üzerindeki etkisi özellikle rahim boşluğuyla ilişkisine, büyüklüğüne, sayısına ve yerleşimine bağlıdır. Bazı kişiler miyomu bulunmasına rağmen herhangi bir problem yaşamadan gebe kalabilir. Gebelik planlayan ve miyomu bulunan kişilerin gebelik öncesinde kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurarak miyomun konumunun ve rahim yapısının değerlendirilmesi yararlı olabilir.

Miyom Menopozdan Sonra Küçülür mü?

Miyomların büyümesi hormonal faktörlerle ilişkili olduğu için menopoz döneminden sonra bazı miyomlarda küçülme görülebilir. Ancak bu durum herkes için geçerli değildir. Özellikle menopoz sonrasında yeni başlayan kanama veya pelvik yakınmaların yalnızca mevcut miyomlara bağlanmaması ve tıbbi değerlendirme yapılması önemlidir.

Miyom Kansere Dönüşür mü?

Miyomlar iyi huylu oluşumlardır ve genel olarak rahim kanseri riskini artıran yapılar olarak değerlendirilmez. Bununla birlikte görüntülemede rahimde bir kitle görülmesi durumunda bunun niteliğinin uzman tarafından değerlendirilmesi gerekir. Özellikle alışılmadık klinik bulgularda ek incelemeler planlanabilir.

Miyom İçin Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?

Adet kanamalarında belirgin artış, uzun süren kanamalar, sürekli pelvik ağrı, adet dönemi dışında kanama, mesaneyi boşaltmakta güçlük veya kansızlığı düşündüren sürekli halsizlik ve yorgunluk gibi yakınmalarda kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurulması önerilir.

Aniden başlayan çok şiddetli pelvik ağrı veya yoğun vajinal kanama durumunda ise gecikmeden tıbbi değerlendirme alınmalıdır.

Miyom Nedir? Hangi Durumlarda Tedavi Gerekir? – Sık Sorulan Sorular

  • Miyom kaç cm olursa ameliyat gerekir?: Miyom ameliyatı için herkes açısından geçerli tek bir santimetre sınırı yoktur. Miyomun büyüklüğü kadar bulunduğu bölge, oluşturduğu belirtiler, kanama miktarı ve gebelik planı da tedavi kararında önemlidir.
  • Miyom kendiliğinden küçülebilir mi?: Bazı miyomlarda zaman içerisinde büyüme durabilir veya özellikle menopoz döneminden sonra küçülme görülebilir. Bununla birlikte her miyomun kendiliğinden küçülmesi beklenmez.
  • Miyom ilaçla tamamen yok olur mu?: Bazı ilaçlar miyoma bağlı belirtilerin kontrol edilmesine veya belirli dönemlerde miyomların küçülmesine yardımcı olabilir. Ancak ilaç tedavisinin etkisi kullanılan tedaviye ve kişinin özelliklerine göre değişir.
  • Miyomu olan herkes ameliyat olmalı mı?: Hayır. Şikayete yol açmayan miyomlarda takip yeterli olabilir. Cerrahi karar kişinin belirtileri, miyomun özellikleri ve gelecekteki gebelik planı gibi faktörler birlikte değerlendirilerek alınır.

Miyom Ne Zaman Tedavi Edilmeli?

Miyomlar oldukça sık görülen ve çoğunlukla iyi huylu rahim oluşumlarıdır. Miyom tespit edilmesi tek başına tedavi veya ameliyat gerektiği anlamına gelmez. Belirti oluşturmayan miyomlar düzenli kontrollerle takip edilebilirken yoğun kanama, kansızlık, pelvik ağrı, çevre organlara baskı veya üreme sağlığıyla ilgili sorunlara yol açan miyomlarda farklı tedavi seçenekleri değerlendirilebilir. En uygun yaklaşım miyomun büyüklüğü ve konumunun yanı sıra kişinin şikâyetleri, yaşı, genel sağlık durumu ve gebelik planı dikkate alınarak belirlenmelidir. Bu nedenle miyom belirtileri yaşayan veya yapılan tetkiklerde miyom tespit edilen kişilerin bireysel değerlendirme için kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurması önemlidir.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve kişisel tanı veya tedavi önerisi yerine geçmez. Tanı ve tedavi kararları için hekime başvurulmalıdır.